1. Ana Sayfa
  2. Tarım
  3. Trüf Mantarı Yetiştiriciliği

Trüf Mantarı Yetiştiriciliği

Trüf Mantarı Yetiştiriciliği

Trüf; tadı, kokusu ve benzersiz aromasından dolayı çok eski zamanlardan beri insanlar tarafından bilinen ve sofrada yeri hep ayrıcalıklı olan bir mantardır. Yüksek yapılı ağaçların köküne bağlı simbiyotik olarak hayatını sürdürmektedir. Dünyada doğal orman alanlarından toplanan trüf miktarı her geçen gün azalmasına karşılık talebin her geçen gün artmasından dolayı fiyatlarda oldukça yükselmektedir. Bundan dolayı kültür çalışmalarında son yirmi yılda çok büyük gelişme sağlanmıştır. Trüf mantarlarının, ormanlık alanlardan aşırı, denetimsiz ve bilinçsiz olarak toplanması, yetişme muhitlerinin her geçen gün daralması, iklim değişiklikleri ve çevre kirliliği gibi etkenlerden dolayı sürdürülebilir bir şekilde faydalanılmasını zorlaştırmaktadır. Ülkemizin biyolojik zenginliklerinden olan ve dünyada “kara elmas” olarak adlandırılan trüf mantarlarının değeri her geçen gün artmaktadır. Trüf mantarı dünyada İspanya, Fransa, İtalya ve Türkiye’nin de içinde bulunduğu Akdeniz iklim kuşağında doğal olarak yetişmektedir.

Trüf Mantarı nedir?

Trüf mantarları Ascomycetes sınıfı, Tuberales ordosu ve Tuber cinsine ait yeraltında yetişen meyvelerdir. Tuberales ordosu yaklaşık 100 türe sahiptir. Tuber mantarı Fransa’da Truffe, İtalya’da Tartufi, İspanya’da Trufa, İngiltere’de Truffle olarak isimlendirilirler. Türkiye’de toprak altından çıkarılan mantarların tamamı farklı bölgelerde farklı isimlerle adlandırılsa da genel olarak dolaman veya domalan mantarı olarak bilinmektedir. Trüf mantarları meşe, fındık, çam, ıhlamur gibi ağaçların kökleri ile ektomikorizal ortaklık oluştururlar. Trüf mantarları bitkilerle ektomikorizal ilişki sayesinde toprağın 5-20 cm. derinliğinde hem kendi hayat döngülerini tamamlar hem de insanlığa dünyaca ünlü, çok değerli, kendine özgü aromaya ve tada sahip bir trüfü oluştururlar. Trüf mantarı olgunlaştığı zaman toprağın derinliğinden yukarıya doğru baskı yaparak toprağın çatlamasını sağlar. Bu izler takip edilerek üst toprak alınırsa altta trüf mantarı ile karşılaşılır.

Trüfün Geçmişi

M.Ö. 1600’lü yıllarda anonim bir tanımlama olarak “dünyanın gizemli ürünleri” olarak adlandırılan trüf mantarları, her dönemde insanların ilgi odağı olmuştur. 19. yy. tarihte hiç olmadığı kadar besin olarak tüketilen trüf için, özellikle Fransa’da altın çağ olarak nitelendirilebilir. Fransa’da soyluların arasında trüfün popülerliği arttıkça bu İtalya’ya da yayıldı ve soylular tarafından sofralarda aranan bir gıda haline geldi.

Tıbbi Yararları ve Besin Değeri
Trüf mantarları içerdikleri protein, mineral madde miktarı bakımından diğer mantarlara göre daha zengindir. Besin değeri olarak % 53-76 su, % 9 protein, % 7 karbonhidrat ve % 8 mineral içermektedir. Yüksek besin değerine sahip olmakla birlikte trüf türleri diğer mantarlardan üstün kılan şüphesiz sahip oldukları “dimetilsülfit” kaynaklı çok özel aromatik bileşiklerdir. Sahip oldukları bu eşsiz aromatik özellikten dolayı birçok gurmenin ilgisini çekmekte ve mutfaklarda müstesna bir yer edinmektedirler. Dini referansların da etkisiyle trüfün sihirli güçleri ve tıbbi yararları olduğuna çok eskilerden beri inanılıyordu. İslam Peygamberi Hz. Muhammed bir hadisinde “Trüf; ekme dikme zahmeti olmaksızın, insan emeği karışmadan meydana gelen, Kudret helvası cinsinden bir rızıktır. Suyu da göze şifadır.” demiştir ve bu hadis bir hekim olan İbn Mâce tarafından kitabında belirtilmiştir. İbni Sîna’da trüfleri zayıflık, kusma, ağrı ve yaraların iyileşmesinde tavsiye etmiştir. M.S. 827844 yılları arasında Papa IV. Gregory askerlerin savaşlarda güç kazanmaları için trüf tüketmelerini önermiştir. Ayrıca Napolyon trüflerin afrodizyak olduğuna da inanıyordu.

Trüf Türleri

Tuber magnatum
Patates görünümünde ve renginde olup eşsiz koku ve aromaya sahiptir. Ekim-Kasım aylarında toplanır. Meşe, fındık, söğüt, kayacık ve kavak bitkilerinin kökleriyle ektomikoriza oluşturur. Kültürü çalışmalarında henüz bir başarı sağlanamamıştır. İtalya da Alba bölgesinde doğal olarak yetişmektedir. İtalyanın beyaz trüfü olarak tanınır

Tuber melanasporum
Kasım ayının sonlarından Mart ayına kadar toplanır. Fındık, meşe, ıhlamur ve sedir gibi bitkilerin kökleriyle ektomikoriza oluşturur. Olgunlaştığında dış yüzeyi kırmızımsı kahverengiden, kahverengiye ya da siyaha dönüşebilir. 4 ila 6’lı çokgen siğiller oluşturur. İç kısmı başta beyaz, olgunlaşınca mor-siyah ve havaya maruz kaldığında pembemsiye dönüşen damarlı bir yapıya sahiptir. Akdeniz iklim kuşağında doğal olarak yetişir ve kültürü yapılır. Kışlık siyah trüf olarak bilinir.

Tuber aestivum (sinonim Tuber uncinatum)
Yaz trüfü, adının da gösterdiği gibi Avrupa’da yaz aylarında genellikle Mayıs ile Ağustos arasında toplanmaktadır. Bazen Eylülden Ocağın sonuna kadar toplanabilmektedir. Kızılçam, karaçam, fıstık çamı, sedir, meşe ve fındık kökü ile ektomikoriza oluşturur. Dış yüzeyi Tuber melanosporum‘da olduğu gibi kahverengi ya da siyah renkte olup, piramidimsi şişliklere sahiptir. Olgunlaştığında iç yüzeyi koyu kahverengidir ve havaya maruz kaldığında renk değiştirmeyen beyaz damarlara sahiptir. Aroması ve tadı kışlık trüfle aynıdır ancak aynı yoğunlukta değildir. Dış yüzeyi, şekil ve renk bakımından Tuber melanosporum ile aynıdır ancak iç kısmının rengi fındık rengindedir ve soluktur. Doğal olarak dünyada en geniş yayılış alanına sahip olan trüf türüdür. Kültürü yapılmaktadır ve yazlık siyah trüf olarak tanınmaktadır.

Trüf Mantarı Yetiştiriciliği

TRÜF TÜRLERİNİN KÜLTÜRE ALINMASI
1960’lı yılların sonunda Fransız ve İtalyan bilim insanları trüf aşılı fidanları seralarda üretmeyi başarmışlardır. Aşılama işlemlerinin laboratuvarda kontrollü şartlar altında yapılması, aşılama işlemlerinin karmaşıklığı ve istenmeyen diğer mantar türlerinin sporlarının bulaşması gibi sebeplerden dolayı trüf mantarının kültürü çok zordur. Başkaca mantar sporlarından arındırılmış, steril laboratuvar koşullarında az sayıda aşılı fidan üretimi mümkündür. Ancak açık alanda her yıl yüzbinlerce sağlıklı trüf aşılı fidan üretip, üretilen fidanlara diğer mantar sporlarının bulaşmasını engellemek temel zorluklardandır. Aşılı fidan üretimiyle uğraşan şirketler, kendi geliştirdikleri ve gizlilik içerisinde korudukları Ar-Ge ürünü olan özel metotlarını kullanmaktadırlar.

?

Aşılamada kullanılacak tohumlar sterilize edilerek vermikulit veya perlit içinde çimlendirilir. Çimlendirilen bitkiler vermikulit içinden çıkartılarak yan kökleri teşvik edecek şekilde kök budaması yapılır. Her bir fidana 2-3 gr trüf içerecek şekilde yeterince süspansiyon ile aşılandıktan sonra fidanlar viyole alınır. Viyollere alınan fidanlar tam kontrollü bir sera ortamına alınır. 6 ay sonunda fidanların kökü stereo mikroskopta incelenir. Eğer kökün tamamı istenilen trüf mantarı ile mikoriza oluşturduğu tespit edilirse fidanın toprağa dikilmesine onay verilir. Bu işlem trüf mantarının kültüre alınmasında en önemli safhadır. Aşılamada hedef, bitki kökünün yüzde yüz mikoriza oluşturmasını sağlamaktır. Tam mikoriza oluşturmamış ya da başka mantar sporları ile buluşmuş bitkiler, toprağa dikildikten sonra hızla büyüyebilen yabancı ektomikorizal mantarların açık ve kolay hedefi haline gelirler. Bu durumda trüf yerine istenmeyen mantar türleri yetiştirilmiş olur.

 

Yorum Yap

Yorum Yap